Facebook Twitter
KÖPRÜDER KÖPRÜDER

Sempozyum

Sempozyum

Diyarbakır'da "Sanat, Marifet ve İttifak İçin Sosyal Kalkınma Sempozyumu” düzenlenecek.Diyarbakır Valiliği, Dicle Üniversitesi, Risale Akademi ve Akademik Araştırmalar Vakfı işbirliğiyle 13-15 Aralık 2013 tarihleri arasında Diyarbakır'da düzenlenecek sempozyumla ilgili açıklama yapıldı.

Diyarbakır Valisi Mustafa Cahit Kıraç, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, Akademik Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Gürbüz Aksoy ve Risale Akademi Kurucu İyesi Dr. İsmail Benek tarafından yapılan ortak açıklama şöyle:

Bilgi toplumundan bilgeliğe geçişin yaşanacağı 21. Yüzyılda, kalkınmanın insani zemininin inşa edilmesi önem arz etmektedir. Bireyin ekonomik ve sosyal beklentileri yeni bir boyut kazanmaktadır. Yaşanan ekonomik ve sosyal krizler, sosyo kültürel değerlerin önemini ortaya koymaktadır. Bu durum kalkınmada yeni model arayışlarına ve insan odaklı yeni anlayışların tüm politikalarda ve karar verme süreçlerinde etkin olması sonucunu vermektedir.

Bu anlayış doğrultusunda sosyal politikaların üreteceği “kalkınma” rakamlarla ifadenin  ötesinde, toplum için ve toplum tarafından üretilecek bir iyi olma durumu olarak kabul edilmiştir. Bu iyi olma durumu, sadece satın alma gücünün yüksekliği ve teknolojiye ve tüketim mallarına erişimi değil; ferdi olduğu kadar içtimai olma, ahlaki temellere oturma, özgürleşme, iş dışında ve işte üretkenlik, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerden insanca faydalanabilme, temiz ve kendini yenileyebilen bir doğal çevre içinde yaşama, sosyal güvenlik ve sosyal koruma ağlarından faydalanma, sosyal adaletin toplumun tüm kurumlarına nüfuz etmesi, insan hakları ihlalleri ve yoksulluk mağduru olmamayı içermektedir.

Sosyal kalkınma, kapsamlı ve kapsayıcı alternatiflerle insanların fırsat ve tercihlerinin  artırılmasını amaçlamaktadır. Sosyal politikalar devletin de bu sürece katkıda bulunduğu araçlardır. Sosyal politikalar kadının, gencin, dezavantajlının, engellinin, yaşlının, şiddet görenin, kendini ifade etmekte zorlananın sıkıntı ve farklı düşünme engellerinin ortadan kaldırılması, her türlü yoksullukla ve yoksunlukla, yapamazlıkla mücadele aracı olarak görülmektedir. Bu iyileştirme de sosyal hayatın temel dinamiklerinden olan sivil toplum kuruluşlarına sorumluluk düşmektedir.

Sosyal kalkınmanın temelinde, bireyin ve toplumun refah ve huzurunu temin etmek   yatar. Kalkınma, bireyin gelişmişlik kapasitesine bağlıdır. Bu bakımdan bireyi odağa alan ve özgürlüklere dayalı sosyal kalkınma önem kazanmaktadır.

Bu çerçeve içinde özgürleşmeden doğan maddi ve manevi üretkenlik ve bunun insanlığa getireceği ayrıcalıksız huzur ve mutluluk için İslam toplumlarını geri kalmışlığa sürükleyen cehalet, zaruret ve ihtilafın üstesinden gelecek “Risale-i Nur’un Sosyal Kalkınma Reçetesi”ni müzakere etmek istiyoruz.

Said Nursi, problemleri hiçbir zaman gündelik problemlere veya çözümlere indirgememiş, bütünü iyice tahlil etmiş, tespitler ve uygulama zemini zaman alsa da köklü çözüm önerileri sunmuştur. 1900'lü yılların başında Müslümanların geri kalışında da etkili üç unsuru "düşman" olarak zikreder: "Cehalet, Zaruret ve İhtilaf".

Nursi bu tespitleri yaparken sadece durum tespiti yapmakla yetinmemiş, çareyi de sunmuştur. Sunduğu reçete, silah olarak isimlendirdiği ‘’Sanat, Marifet ve İttifak’tır’’. Bu üç unsur, birbirleriyle ilişkilidir. “İlimsiz marifet, marifetsiz sanat olamaz.” düşüncesinden hareketle kendi sistematiği çerçevesinde geri kalmaya sebep olan bu unsurların aşılması yolunda  "müspet hareket" tarzını geliştirmiştir.

Cehalete karşı ilim ve marifet, zarurete karşı sanat, teknoloji ve sanayi alanlarında ilerleme, ihtilafa karşı ise bir vücudun azaları, bir fabrikanın çarkları, bir binanın tuğlaları gibi, birbirinde fani olmak derecesinde ittihat ve ittifak etmek gerektiğini ifade eden Bediüzzaman'ın düşünceleri ilim adamlarının dikkatli nazarlarıyla tetkik edilmeyi beklemektedir.


Eklenme Tarihi: 27.11.2013

Okunma Sayısı: 834

Diğer Haberler >>